Özellikle ihale konusu işler ve büyük çaplı inşaat projelerinde şirketlerin birleşerek kurdukları iş ortaklıkları veya gerçek kişilerin oluşturdukları ortaklıklar sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Ortaklıkların sayısının artması ile doğal olarak ticari/hukuki uyuşmazlıklar baş göstermekte ve bu ortaklıklara yapılacak tebligatların hukuki durumu ilgililer için önem arz etmektedir.
Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre kurulan adi ortaklıkların bağımsız bir tüzel kişiliği, dolayısıyla taraf ve tebligat ehliyeti yoktur. SGK’nın veya diğer idari mercilerin ortaklığa yönelteceği bildirimlerin doğrudan “A-B İş Ortaklığı” adına tek bir adrese yapılması usulen geçersizdir.
Tebligat ve taraf ehliyeti tartışmalarının temeli, adi ortaklığın hukuki niteliğine dayanır. Yargıtay, adi ortaklıkların bir tüzel kişiliğe sahip olmaması nedeniyle doğrudan muhatap alınamayacağını ve tüm ortaklara ayrı ayrı gidilmesi gerektiğini istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır.
Adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti yoktur. Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil, dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, dava konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir. Davanın adi ortaklığın ortaklarından hepsine karşı açılması gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2015/45723 E. , 2016/7846 K. (“İçtihat Metni” Mahkemesi :İş Mahkemesi)
İdarelerin veya davacı tarafların sıklıkla başvurduğu bir diğer hatalı yöntem ise, tebligat muhatabına ulaşılamadığında doğrudan “A/B İş Ortaklığı” adına Tebligat Kanunu 21/1 – 2 veya 35 nci maddeye göre tebligat (muhtara teslim) yoluna gidilmesidir. Danıştay, ortaklığın tüzel kişiliği yokken bu şekilde bir tebliğ işleminin yapılamayacağını açıkça belirtmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 620. maddesinde tanımlanan adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı halde 7201 sayılı Yasanın 35. maddesine göre tebliğ edildiği olayda, değinilen kararın ve karar düzeltme dilekçesinin adi ortaklığın ortakları olan … ve …’ün yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca adres kayıt sistemindeki adresleri araştırılarak tebliğ yapılması gerektiğinden dosyanın usulüne uygun tekemmül ettiğinden söz etme olanağı bulunmamaktadır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/2702 E. , 2020/3671 K.
Tebligat Nasıl Yapılmalı ? (SGK Örneği)
Adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmaması nedeniyle adi ortaklığa yapılacak tebligatlar ortaklığı oluşturanlara ayrı ayrı yapılmalıdır. Örneğin SGK Denetmeninin adi ortaklıktan talep edeceği defter ve belge talep yazısının ortaklığı oluşturan her iki tüzel kişiye tebliğ edilmesi gerektiğinden, tebliğe bağlı yaptırım için esas alınacak tebligat tarihi, ayrı ayrı yapılan tebligatlardan en son yapılan tebligat tarihi kabul edilmelidir.
Davacı şirket tarafından, İşyerine ait defter, kayıt ve belgelerin süresi içerisinde kuruma ibraz edilmediğinden bahisle 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102/1-(e) maddesi gereğince 21.330,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Seyhan Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 09.07.2018 tarih ve E.7460416 sayılı işleminin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ünite İtiraz Komisyonunun 14.08.2018 tarih ve 273 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Adana 1. İdare Mahkemesince verilen 13/03/2019 tarih ve E:2018/974, K:2019/274 sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf dairesi, “.. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08/10/2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır.
İş ortaklığının ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı gibi ortaklığı oluşturan şirketler tüzel kişiliğini koruduğundan, davalı idarece işyerine ait defter ve belgelerin ibrazının istenilmesine ilişkin tebligatına ayrı ayrı iş ortaklığını oluşturan şirketlere tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Olayda, davalı idare tarafından defter ve belge ibrazının iki ayrı adrese tebligata çıkarılarak istenildiği, “Koşuyolu Mahallesi, adresine çıkarılan tebligatın, işyeri çalışanı …’ a 11.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği, “Altunizade Mahallesi”, adresine çıkarılan tebligatın 13.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
Adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmaması nedeniyle defter ve belge ibrazının tebliğinin ortaklığı oluşturan her iki tüzel kisiye tebliğ edilerek sağlanması gerektiğinden,
tebliğe bağlı yaptırım için esas alınacak tebligat tarihi, ayrı ayrı yapılan tebligatlardan en son yapılan tebligat tarihidir.
Buna göre, “Altunizade Mahallesi….” adresine çıkarılan tebligatın 13.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve istenilen defter ve belgelerin şirket çalışanı …. tarafindan 15.841.443 sayılı “Kayıt Teslim Tutanağı” ile incelemeciye imza karşılığı 27.12.2017 tarihinde teslim edildiği görüldüğünden, dava konusu işlem ve davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararı hukuka aykırıdır.” diyerek ilk derece mahkemesi kara rını kaldırmıştır.58
Konya BİM 4. İDD’nin 24/12/2019 günlü ve E: 2019/1088, K: 2019/1461 sayılı kararı
Sonuç Olarak…
Adi ortaklıkların müstakil bir tüzel kişiliğinin bulunmaması, idare ile işverenler arasındaki tebligat süreçlerinde devamlı “usul hatası” yaratmaktadır. Borçlar Kanunu, Tebligat Kanunu ve yerleşik yargı içtihatlarına göre adi ortaklığa tebligat tek bir adrese veya sadece bir ortağa çıkarılamaz; ortaklığı oluşturan tüm gerçek veya tüzel kişilere ayrı ayrı tebligat yapılmak zorundadır.
Denetmen, Sosyal Güvenlik Kurumu