Bilindiği üzere işe yeni başlayan işverenler en geç işçi çalıştırmaya başladıkları tarihte SGK’ya işyeri bildirgesi vermek suretiyle işyeri tescilini gerçekleştirmek durumundadır.
İşyeri bildirimi için temelde iki kanun hükmü geçerlidir: 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu. Kanunların işyerini bildirme ile ilgili hükümleri aşağıdaki gibidir.
“İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte Kuruma vermekle yükümlüdür. (...)"
5510 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin 3 ncü fıkrası
“11 inci maddede belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere; 1) Kamu idareleri ile bilânço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç katı tutarında, 2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, 3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylık asgari ücret tutarında, idari para cezası uygulanır.” 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır. 4857 sayılı İş Kanununun 3 ncü maddesinin birinci fıkrası
Bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki işyeri bildirme yükümlülüğüne aykırı davranan işveren veya işveren vekiline, çalıştırılan her işçi için yüz Yeni Türk Lirası, (...) idari para cezası verilir. 4857 sayılı İş Kanununun 98 nci maddesi
Görüldüğü üzere, işyeri bildirim yükümlülüğü hem 4857 sayılı İş Kanunu’nda hem de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda eş zamanlı olarak yer almakta; bu bildirimin yapılmaması her iki mevzuat açısından da ayrı ayrı idari para cezasını gerektirmektedir. Ancak uygulamada, işverenlerin büyük bir kısmının 4857 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamındaki bu özel bildirim yükümlülüğünden haberdar olmadığı ve doğrudan İŞKUR’a ayrıca bir bildirimde bulunmadığı görülmektedir.
5510 sayılı Kanun’un uygulanması Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 4857 sayılı İş Kanunu’nun uygulanması ise genel olarak İŞKUR tarafından takip edilmektedir. SGK’nın çalışma hayatındaki bariz ağırlığı ve etkili denetim kapasitesi, işverenlerin bildirim süreçlerinde bu kurumu birincil öncelikli hale getirmesine neden olmaktadır. İŞKUR’a yapılması gereken bildirimler ise çoğu zaman herhangi bir yaptırımı olmayan ‘ikincil bir detay’ olarak algılanmaktadır. Piyasadaki bu fiili durum neticesinde; işverenlerin sürpriz idari para cezalarıyla karşılaşmalarının önüne geçmek amacıyla bir kolaylık sağlanmıştır. Bu bağlamda, aşağıda yer verdiğimiz mevzuat hükmü uyarınca; işverenlerin SGK’ya yaptıkları işyeri bildirimleri, otomatik olarak İŞKUR’a da yapılmış sayılmaktadır. Bu hüküm sayesinde işverenler, bürokratik bir karmaşadan kurtularak büyük bir kolaylık elde etmekte ve aslında farkında olmadıkları bir yükümlülüğü, SGK tescil işlemini gerçekleştirerek kendiliğinden yerine getirmiş sayılmaktadırlar.
- İşverenler tarafından veya ticaret sicili memurluklarınca Kanunun 11 inci maddesi uyarınca işyerlerine ilişkin Kuruma (SGK) yapılan bildirimler, 4857 sayılı İş Kanununun 3 üncü ve 5953 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca Bakanlığın ilgili bölge müdürlüklerine yapılması gereken bildirimler yerine geçer. (…)
- 5953 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 62 nci maddesi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48 inci maddesi ve 4857 sayılı İş Kanununun 3 üncü maddesi hükümleri uyarınca yapılması gereken sigortalı ve işyeri bildirimleri Kuruma yapılır.
- Kuruma (SGK) bildirim tarihi, ilgili kurumlara bildirim tarihi sayılır.
Sosyal Güvenlik Kurumuna Yapılan Sigortalı ve İşyeri Bildirimlerinin Bazı Kurumlara Yapılması Gereken Bildirimler Yerine Geçmesine Dair Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7 ve 8 nci maddeleri
Kanunlara Göre Bildirim Süreleri/Ceza Tutarları ve Yaşanabilecek Problemler
5510 sayılı kanuna göre işveren, işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Bildirim zorunlu haller hariç elektronik ortamdan yapılmaktadır. Bu fiil için 2025 yılında öngörülen tutarlar; bilanço esasına göre defter tutan işverenler için 78.016,50 TL, bunun haricinde defter tutanlar için 52.011,00 TL, defter tutmakla yükümlü olmayanlar için ise 26.005,50 TL’dir.
4857 sayılı kanuna göre ise bu işyeri bildirimi bir ay içinde ilgili Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne yapılmalıdır. (Not: Kanun metni her ne kadar bölge müdürlüğü lafzı kullansa da 665 sayılı KHK ile artık Bölge Müdürlüğüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne yapılmış sayılmaktadır.) Bu fiil için 2025 yılında öngörülen tutar (çalıştırılan her işçi adına) 2.321,00 TL’dir.
Şimdi ise örnekler üzerinden yaşanabilecek olası durumları gösterelim.
- Örnek 1
- Örnek 2
Not: Bildirim, SGK’ya yasal süresi geçtikten sonra işverence kendiliğinden 30 gün içinde verildiği için söz konusu cezanın yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde ceza %75 indirilir. Bu tutarın ise %75’i tahsil edilir. (Peşin Ödeme İndirimi) Nihai ceza tutarı: 14.628,10 TL olarak gerçekleşir.
- Örnek 3
Not: Bildirim, SGK’ya yasal süresi geçtikten sonra işverence kendiliğinden 30 gün içinde verildiği için söz konusu cezanın yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde ceza %75 indirilir. Bu tutarın ise %75’i tahsil edilir. (Peşin Ödeme İndirimi) Nihai ceza tutarı: 14.628,10 TL olarak gerçekleşir.
Buraya kadar bahsettiğimiz hususlar herhangi bir denetim olmadan işverenin kendiliğinden bildirge/bildirim verdiği durumlardan oluşmaktadır. Bu durumlarda SGK ve İŞKUR arasında, SGK’ya yapılan bildirimlerin aynı zamanda 4857 sayılı kanundaki bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini tespit edecek herhangi bir entegrasyon yoktur. Dolayısıyla büyük oranda uygulanan kanun sadece 5510 sayılı kanun olarak kalmakta, 4857 sayılı kanuna göre herhangi bir yaptırım uygulanmamaktadır. Fakat bir sonraki örnekte görüleceği üzere SGK Denetmeni tarafından yapılacak tespitler ilgili Çalışma ve İş Kurumuna bildirildiği için her iki kanuna dair yaptırımlar uygulanacaktır.
- Örnek 4
Not: Tespit Denetmen vasıtası ile yapıldığı için peşin ödeme indirimi harici herhangi bir indirim yapılmayacaktır.
Sonuç olarak..
Değindiğimiz tüm bu hususlar doğrultusunda; SGK’ya verilen işyeri bildirgelerinin, herhangi bir kayıt dışı duruma sebebiyet vermeksizin fiili duruma tam uyumlu şekilde verilmesi büyük önem arz etmektedir. Aksi takdirde, SGK Denetmeninin yapacağı incelemeler sonucunda işyeri tescil tarihinin geriye çekilmesi, tescil tarihinin değiştirilmesi veya işyerinin re’sen tescil edilmesi gibi durumlarda; işveren hem SGK hem de İŞKUR tarafından idari para cezası yaptırımlarıyla karşı karşıya kalacaktır.
- Not
